Ayna Sohbetleri II


-Vee yine berbat bir kabusla berbat bir güne “Merhaba” dedim. Yani arkadaş hani derler ya “Tam unutmuşken olacak iş mi?” diye. Aynen o hesap. 
Siz hiç elleriniz titreyerek, kalbiniz göğsünüzü parçalarcasına atarken saçlarınız terden yüzünüze yapışmış bir vaziyette ve ağlayarak uyandınız mı? Sonra derin bir acı… Ölünün arkasından tutulan yas gibi 1 dakikalığına kendinize gelemeyip saygıdan veya sövgüden öylece kalakaldınız mı?+Ah şapşal… Belki Okumaya devam et
Reklamlar

Acı Diyorum

http://fizy.com/#s/16qck3

http://www.forestmood.com/

http://www.rainymood.com/

Bir arkadaşım linklerini attı bunların. Aynı anda güzel oluyormuş dedi. Yanılmış. Muhteşem oluyormuş. Yazasım yoktu, yazdırıyor işte…

Arada ilk ikisini kısıp sadece yağmuru dinliyorum bu yaz gününde.

 

 

 

-Evet şaka maka yağmur sesi dinliyorum.

Şaşırdın değil mi?

Çünkü en lanetli, Okumaya devam et

Biliyorum, özledi.

Bazen derin bir nefes alıyorum.
Hiç veresim gelmiyor.
Tutuyorum uzunca.
Hele ki yalnızsam odamda, morarana, tıkanana kadar tutuyorum o nefesi.
Nefesimi…
Sahi, bana ne güzel de ‘nefesim’ derdi.
Şimdi onu hiç ben olmayan kollar sarıyor, boş gözlerlerle bakıyorlar ona!
Öpüyorlar onu usulca.
Belki de onlarla benimle kurduğu hayalleri yaşıyordur kim bilir?
O sabredemedi.
Sabretseydi, yaşardık ki şimdi birer bire onca hayali.
Şimdi hangi kadının saçlarında geziyor elleri?
Sarıldığı kadınların hiçbiri benim gibi bakamaz ona.
Benim gibi düşünemez onu ve kimse benim kadar uyumlu değil onunla.
Ben onun diğer yarısıyım.
Bir parçasıyım.
O parça boş kaldığında yapboz tamamlanamaz, yerim hep boş kalır.
Sevdiğini söylediği kadınların hiçbirini sevmiyor.
O farkında bile değil.
Hepsinde beni arıyor.
Biliyorum.
Özlüyor ama geçiştiriyor hemen o duyguyu.
Kana kana özlememek için hep aklını, kalbini başka şeylerle meşgul ediyor.
Çünkü özlerse çok, dağları toz eder, dinlemez gururunu da çıkar gelir kapıma.
Biliyorum.
Belki de kendimi avutuyorum ama böylesi iyi oluyor.
Acım hafifliyor be.
Daha az kan sızıyor solumdan.
Böylesi iyi, biliyorum biliyorum o da beni özledi.

Tuğba Karademir

Çok özlersin ya hani?

Bazen çok özlersin,

kimseye de anlatamazsın.

Uzun zaman geçmiştir o geçeli senden..

Sense hala bir umutla uyursun…

Bilirsin; gelmeyecek.

Ama işte o küçücük umut,

unutturmaz onu sana.

Cesaretin yoktur ‘dön’ demeye

, dönse de ne yapacagnı bilemezsin zaten.

Onca şeyden sonra, nasıl affedilir ki bir insan.

Affetsen de eskisi gibi olur mu acaba,

o baskasına dokunup sana geldikten sonra…

Çoğu zaman kendini bile inandırırsın gercekten unuttuguna.

Sonra birden bir renk, bir melodi, bir sözcük,

bir hece hatta bir koku anımsatır onu.

Tam 12’den vurur zınk diye!

Kalakalırsın. Okumaya devam et